Ayşe Arman Sordu, Workinton CEO’su Enis Cevahircioğlu Cevapladı

0 Paylaşım
0
0
0
0
Workinton’un temelleri Boğaziçi Üniversitesi’nde atıldı

Değişim; engel olunamaz, karşısında durulamaz ve gücüyle toplumun tamamını etkileyen bir kavram. Hayatımızda sürekli bir değişim içerisinde değil miyiz?

Her geçen gün bildiklerimizi unutuyoruz. Yeni meslekler, yeni iş yapış yöntemleri ve hatta yeni çalışma mekanları gündemimize geliyor.

Pandemi de, bu değişimi 10 yıl ileriye taşıdı. Örneğin kocaman ülkede bir yıldan fazla dijital kanallardan okula gitmeden eğitim gerçekleşti. İşler de ona keza. Herkesin ağzında bir ‘hibrit çalışma modeli’ lafı dönüp duruyor.

Koca koca holding binalarının sonu mu geliyor? Büyük kulelerde binlerce kişinin çalıştığı dev ofislerin akıbeti ne olacak? Tüm bu sorular kafamda gezinirken rastladım Enis Cevahircioğlu’na. Keskin zekalı bir girişimci Enis Bey. Aslında inşaat mühendisi ama girişimci ruhu onu bambaşka yollara taşımış…

İnsanlara ve kurumlara esnek çalışma ortamları sunan bir kompleks olan Workinton’un kurucu ortaklarından. Enis Cevahircioğlu’yla ofis yaşamının geldiği yeni düzlemi konuştuk. ‘Sanal ofis’ nedir onu anlattı bize. Röportajın ikinci yarısında daha enteresan ofis ortamlarını anlatacağım…

ALMAN LİSESİ… BOĞAZİÇİ… ARDINDAN DA KOÇ ÜNİVERSİTESİ’NDE OKUDU

Sizi tanıyalım…
-Ben Enis Cevahircioğlu. 43 yaşındayım. İnşaat mühendisiyim. Alman Lisesi ve Boğaziçi’nde okudum. Ardından da Koç Üniversitesi’nde MBA yaptım.

Küçükken ne olmak istiyordunuz?
-Valla, “Şöyle bir insan olmak istiyorum!” gibi bir düşüncem olmadı. Ben aslında büyümek de istemedim. Güzel bir çocukluğum oldu. Bugün bakınca, beni her zaman destekleyen bir ailem ve beni seven bir arkadaş çevrem var. Olmak istediğim kişi de böyle biriydi sanırım: Güvenilen ve sevilen.

Alman Lisesi’nde öğrendiğiniz en önemli şey nedir?
-Disiplin ve sorumluluk.

Boğaziçi’nde mühendislik okumak size ne kattı?
-Mühendislik eğitimi, genellikle sorunlara analitik olarak yaklaşabilme ve rasyonel planlar yapıp, çözüm üretebilme kabiliyeti kazandırır. Boğaziçi’nde mühendislik okuduğunuzda; bunlara bir de “detaylarda kaybolmayıp, büyük resmi görebilme” ekleniyor. E bir de tabii çok iyi bir arkadaş çevresi edindim. Bugünkü Workinton ortaklığının temelleri orada atıldı.

Hala kendinizi inşaat mühendisi olarak mı tanımlıyorsunuz?
-Valla, inşaat mühendisliğiyle başlayan serüvenim biraz, “mekan mühendisliği”ne dönüştü! Ama ne yaparsam yapayım, mühendislik, bir şekilde yaptığım işe dahil olacak. Bundan da şikayetçi değilim.

Mühendislerin kafası farklı mı çalışır?
-Mühendisler için çizilen klasik bir tipoloji vardır: “Kafaları farklı çalışır. Biraz yalnız ve biraz sabit fikirlidirler.” Ben bu kalıbın biraz dışındayım galiba, hem sosyal ilişkilere çok önem veriyorum hem de yeri geldiğinde hislerime güveniyorum.

ESNEK ÇALIŞMA ÇÖZÜMLERİ VE 360 DERECE HİBRİT OFİS ANLAYIŞIYLA, İŞ DÜNYASININ KALBİNİN ATTIĞI HER NOKTADA BULUNUYOR

Workinton nedir?
– Metropol yaşamının getirdiği zorluklar ve dijital dönüşümün hızlanması, beraberinde çalışma anlayışını ve çalışma mekanlarını da değiştirdi. İşte bu değişimin bir parçası olan herkesin, iyi ve verimli çalışması için yaratılmış bir yapının adı Workinton. Esnek çalışma çözümleri ve beraberinde getirdiği 360 derece hibrit ofis anlayışıyla, iş dünyasının kalbinin attığı her noktada bulunuyor.

Hala, ‘O da ne yahu!’ diyenler var mı?
-Gün geçtikçe azalıyor. İş hayatında yaşanan dönüşüm ve yeni gelişmeler, “ortak çalışma alanı” konseptini, “sanal ofis” ve “hazır ofis” gibi kavramları bilinir hale getirdi. Pandemi öncesinde biz bu konsepti müşterilerimize anlatmaya çalışırken ve zorlanırken, pandemi sonrası, müşterilerimiz bize, kendi modelimizi anlatmaya ve taleplerde bulunmaya başladılar.

FİKİR, ORTAK ÇALIŞMA ALANI İHTİYACI DUYAN AMA VAR OLAN ÖRNEKLERİN, KENDİ İHTİYACINI KARŞILAMADIĞINI GÖREN BİR ARKADAŞIMIZA AİT

Kuruluş hikayesi nedir?
-2011 yılına dayanıyor. Fikir, ortak çalışma alanı ihtiyacı duyan ama Türkiye’deki örneklerin, tam da kendi ihtiyacını karşılamadığını gören bir arkadaşımıza ait. Kendisinin de araştırmaları ve kurucu ortaklığıyla, önce Arjantinli “Urban Station” markasını İstanbul’a getirdik. Konsept, kısa sürede sempati topladı. Sadece bireysel kullanıcılardan değil, kurumsal firmalardan da ciddi talep ve ilgi gördük. Bu da bize, markayı dönüştürme ve daha kapsamlı bir çalışma ekosistemi sağlayan, Workinton’u kurma adımlarını attırdı.

TEKNOLOJİ GELİŞTİ, JENERASYON DEĞİŞTİ VE ÇALIŞMA MEKANLARI FARKLILAŞTI

Sizler aslında geleceği mi okudunuz?
-Yok daha çok iş yaşamındaki dönüşümü iyi analiz ettiğimizi söyleyebilirim. Teknolojinin gelişmesi, jenerasyonun değişmesi ve çalışma mekanlarının farklılaşması, bize bu yolda ışık tuttu. Dünyada bu dönüşümün ayak izlerini de ufak ufak görmeye başlamıştık. Workinton’la bu dönüşümün Türkiye’deki bir parçası olmak istedik.

ORTAK ÇALIŞMA ALANLARI SEKTÖRÜ HER SENE YÜZDE 20 BÜYÜYOR

10 yılda bu kadar büyüyeceğinizi hayal etmiş miydiniz?
-Büyüme planlarımızı yaparken, globaldeki trendleri inceledik ve ortak çalışma alanları sektörünün, her sene yüzde 20 büyüdüğünü gördük. Türkiye pazarının daha bakir olduğunu düşünürsek, aslında 10 senede geldiğimiz noktadan memnunuz. Bu dönem içerisinde, gerek yurt içi gerek yurt dışı büyüme hedeflerimiz gerçekleşti.

Ortak çalışma alanının atası kütüphaneler. Ama onlar, daha çok öğrencilere hizmet veriyor. Sizinki, iş insanları için, “kütüphane ortamı yaratmak” gibi bir şey mi?
-Evet, eski usul kütüphanelerle ortak çalışma alanları arasında bir benzerlik var. Ama temel bir farklılık da var: “Etkileşim.” Biz farklı şirketlerin çalışanlarının, birbiriyle etkileşime geçebildiği, yeni iş birlikleri yaratabildiği bir “ekosistem” yaratmayı hedefledik. Başardık da…

YOKSA SİZ WORKINTON’LULAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ?

Peki niye burada ofisim olsun? Niye Workinton’lu olayım… Kazancım ne? Avantajlarını tek tek saysanıza…
-Pek çok kazancınız var aslında. Workinton’un kapısından içeri girdiğiniz anda, biz size, bir ofise dair ihtiyacınız olan her şeyi sunuyoruz. Toplantı odalarından hijyenik, ergonomik çalışma alanlarına, yeni networking fırsatlarından baskı hizmetlerine, kilitli dolap, yüksek hızlı internet, 7/24 kullanım, ikram ve kargo hizmetleri… Aklınıza gelebilecek daha pek çok şey… Kısacası, çok verimli bir çalışma ortamında çalışabiliyorsunuz. Aynı zamanda, kişisel gelişiminiz için ve yeni bağlantılar kurmanız için farklı disiplinlerden, sektörlerden besleneceğiniz etkinliklerden de faydalanabiliyorsunuz. Ya da sanal ofis hizmetinden yararlanmak istiyorsanız, ofise gelmeden işlerinizi yürütmeye devam edebiliyorsunuz. Tüm kargo ve evraklarınızı teslim alıyor, telefonlarınıza Türkçe ve İngilizce olarak cevap verebiliyoruz. Bu sayede de, şirket maliyetlerini düşürmüş oluyorsunuz. Hazır ofis hizmetimizle birlikteyse dekorasyon, mobilya, stopaj ve altyapı maliyetlerini düşünmeden, aidatlarla vakit kaybetmeden, modern teknolojiyle donatılmış fonksiyonel çalışma alanlarında kesintisiz ve efektif hizmetten yararlanabiliyorsunuz.

PLAZALARDAKİ OFİSLERİNİ KAPATIP, BİZDEN “HAZIR OFİS” VE “HİBRİT ÇALIŞMA HİZMETİ” ALAN FİRMALARIN SAYISI ARTIYOR

Sizinki, pandemide yükselen iş kollarından biri mi oldu?
-Aynen öyle! Pandemide ortak ve esnek çalışma alanlarının yıldızının parladığını söyleyebiliriz. Klasik ofis kullanım anlayışı, firma büyüklüğü gözetmeksizin değişmeye başladı. Firmalar ne kadar kuvvetli olursa olsunlar, artık uzun süreli kontratlarla, inşaat ve dekorasyon maliyetlerine ödedikleri plazalarda bulunmayı tercih etmiyor. Şartlar her gün değişiyor, çalışma alanlarında da bu esneklik olmalı. Son dönemde plazalardaki ofislerini kapatıp, bizden hazır ofis ve hibrit çalışma hizmeti alan firmaların sayısı gün geçtikçe artıyor.

Bu hizmeti veren başka yerler de var. Farkınız ne?
-Doğru, ülkemizde ve dünya genelinde bu hizmetleri veren pek çok şirket var. Ama biz, 360 derece bir hizmet sunuyoruz. Yani üyelerimizin daha iyi çalışmasına yardımcı olabilmek için çok boyutlu bir destek sağlıyoruz. Workinton olarak üyelerimize sadece coworking, sanal ofis, hazır ofis, toplantı odası hizmetleri değil, aynı zamanda çalışmanın fiziksel, ruhsal ve sosyal boyutlarını düşünerek, çalışılacak en iyi mekânı yaratmak için çalışıyoruz. Bünyemizdeki Workinton Lab ile web sitesi, görsel, girişimcilik programları, hackathon, meet up’lar gibi konularda içerik üretmek isteyen kurumlara, yenilikçi ve inovatif çözümler sunuyoruz. Tam da bu yüzden “İyi Çalışanlar Ülkesi Workinton”, diğer çalışma alanlarından ayrılıyor.

Pandemide evden çalışmayı bilmeyen bizler, home office çalışmaya başladık. Şimdilerde kesin bir dönüşün olmayacağı söyleniyor. Çalışma hayatı sizce nasıl bir hal alacak gelecekte?
-Teknolojinin gelişimiyle ve Z kuşağının da iş hayatına atılmasıyla, geleneksel iş modelleri ve anlayışları da sarsılmaya ve değişmeye başladı. Yapay zekanın, artırılmış gerçekliğin, kodlamanın ve nesnelerin internetinin konuşulduğu bir dönemdeyiz artık. Dolayısıyla inovasyon, teknoloji ve yenilik, artık her işin odağında yer almak zorunda. Günümüzde hem iş yapış biçimleri hem iş modelleri hem de gelir yöntemleri değişerek gelişiyor. Ancak buradaki dönüşüm, tabii ki zamanla gerçekleşecek. Önümüzdeki dönemde hibrit bir modelin etkili olacağını düşünüyorum, ofis ve evden çalışma sistemi bir arada devam edecek.

PLAZALAR KAPANACAK DEMEK DOĞRU OLMAZ BELKİ AMA “OFİSTEN MESAİ” KAVRAMININ DEĞİŞECEK

Kocaman plazalar, onlarca katlı iş merkezleri sizce tamamen kapanacak mı?
-Tamamen kapanacak demek doğru olmaz belki ama “ofisten mesai” kavramının değişeceğini söylemek mümkün. Pandeminin hızlandırdığı bu dönüşüm, pandemi süreci sonrası da hayatımızda kalmaya devam edecek. Hem şirketler hem de çalışanlar, “uzaktan çalışma modeli”nin çalıştığını gördüler. Burada yapılması gereken şey, verim artırmak için koşulları ve ortamı dönüştürmek.

Siz mesela, ‘çalışanlarımızın evlerine 500 ergonomik çalışma sandalyesi göndermek istiyoruz’ dendiğinde bunu da gerçekleştirebiliyor musunuz?
-Evet. Workinton hibrit çalışma çözümleri de sunuyor. Müşterimiz ekibinin bir bölümünü evden çalışmasını istiyorsa, o insanların evlerine ergonomik çalışma alanları kuruyor, gerektiğinde hızlı ve kesintisiz internet bile sunabiliyoruz.

KUSURSUZ ERGONOMİ, MOTİVASYON VE KONSANTRASYON

‘İyi çalışanlar ülkesi’ güzel lafmış…
-Biz de çok seviyoruz. “İyi Çalışanlar Ülkesi” mottosuyla, güncel iş kültürüne yönelik, yenilikçi çalışma alanları sunuyoruz. “Kusursuz ergonomiyi, motivasyon ve konsantrasyonla sunmak” hedefiyle yola çıktığımız temel amaç doğrultusunda, çalışanlara, “iyi çalışma” kriterlerine uygun yerler sunmayı hedefliyoruz. Kafe ve restoranlarda çalışırken, her türlü etkiye açıksınızdır. Bu da sizin konsantrasyonunuzu bozar. Birçok mekânda, oturma grupları çalışmak için uygun şekilde dizayn edilmemiştir. Bizde sadece ‘iyi çalışanlar’ı görürsünüz. Temelde çalışma ve iş yapma fikrini kabul etmiş kullanıcılar, bizi tercih ediyor. Hal böyle olunca da, karşılıklı iş birlikleri artıyor ve birlikte iş yapabilme kültürü gelişiyor.

TALEBE GÖRE ŞEKİLLENEN OFİS ÇÖZÜMLERİ SUNUYORUZ

Siz kurumlara şunu mu diyorsunuz: “Sen, kendine kocaman ofisler kurma! Buna ihtiyacın yok. Gel, benim ortak ofislerimi kullansın elemanların…’’ Öyle mi?
-Evet. Sunduğumuz seçeneklerden biri de bu. Ancak yalnızca bununla da sınırlı değil. Talebe göre şekillenen ofis çözümleri de sunuyoruz. Bunun içerisinde sıfırdan ofis tasarımı da var, evden çalışanlar için çalışma koşullarını geliştirmeye yardımcı olmak da var. Genel merkezin dönüşümü, altyapı kurulumu, ofis & temizlik ve operasyon yönetimi gibi hizmetler de veriyoruz.

GÜNÜMÜZDE ARTIK ÇALIŞANLAR, GENEL MERKEZLERİN BÜYÜKLÜĞÜYLE ÇOK FAZLA İLGİLENMİYOR

Peki ya çalışanın aidiyet duygusunu nasıl tatmin ediyorsunuz? ‘’X holdingde çalışıyorum. Genel merkezimiz şöyle büyük, böyle güzel. Gururla işime gidip geliyorum.’’ Bu hislerin hiçbiri sizde olmuyor haliyle değil mi?
-Çalışanın aidiyet duygusunu aslında çalışma koşullarını iyileştirerek gerçekleştiriyoruz. Günümüzde artık çalışanlar genel merkezlerin büyüklüğüyle çok fazla ilgilenmiyor. Verimli çalışma koşullarını sağlamak, kolay ulaşabilmek, internet hızı ve yeni bağlantılar kurabilmek daha önemli hale geldi. Biz aidiyet için bu koşulları iyileştiriyoruz ve verimli bir çalışma ortamı yaratıyoruz.

ŞİRKETİN VAR, AMA OFİSİN YOK VE FAKAT ADRESİN VAR, SEKRETERİN VAR, KARGOLARIN GELİYOR… SANAL OFİSE HOŞ GELDİNİZ!

“Sanal ofis” dedikleri de şu mudur: Bir şirketin var ama aslında bir ofisin yok. Ve fakat sekreterin var, adresin var, kargoların geliyor…
-Evet. Sanal ofis hizmetimizde, kullanıcılarımız, ofise gelmeden işlerini yürütebiliyorlar. Ofislerimizden birini, “adres”i olarak seçebilen üyelerimizin, tüm evrak ve kargoları, emin ellere teslim ediyor. Deneyimli bir ekip de, çağrılara Türkçe ve İngilizce cevaplar veriyor. Genelde bu modeli, işlerini efektif ve kesintisiz bir şekilde, ofise gitmeden yürütmek isteyen start-up sahipleri ve serbest çalışanlar kullanıyor. Ancak şirket maliyetlerini düşürmek için kullanan büyük ölçekli firmalar da var tabii.

BÜYÜK ŞİRKETLER İÇİN DE BU HİZMETİN PEK ÇOK FAYDASI VAR

Bu haliyle, bir iş kurmuş ama ofis kiralayıp masa sandalye alamamış, çaycı, temizlik görevlisi gibi insanları işe alacak gücü olmayan küçük yapılanmalar için çekici görünüyor. Ama siz, ‘büyük kurumlara da hizmet veririz’ diyorsunuz. Bu nasıl oluyor?
-Büyük şirketler için de bu hizmetin pek çok faydası var. Maliyetleri daha düşük oluyor. Pek çok hizmetten yararlanmaları mümkün. Networking imkanı yakalayabiliyorlar. Bir de tabii operasyonel risk yok. Ayrıca ofisin merkezi olarak düşük maliyetlerle, prestijli bir konum gösterilebiliyor. Müşterilerle dilenirse toplantı yapabilecek alana da sahip olabiliyorlar. Bunun yanı sıra, büyük şirketler, hazır ofis hizmetimizden de yararlanıyor.

Peki kurumsal firmalar Workinton’a nasıl baktı başta?
-İlk başta tabii büyük bir dirençle karşılaştık. Geleneksel olandan uzaklaşmak, başta biraz sancılı olabiliyor. Ama zamanla hem iş hayatının hem jenerasyonun dönüşümüyle birlikte şirketlerde inovatif fikirlere, yeniliklere açık hale gelmeye başladılar.

BÜYÜYORUZ…TÜRKİYE’DE 15, YURT DIŞINDA 4 ŞUBE

Kaç şehirde kaç noktada var bu yapılanma?
-Şu anda Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da toplam 15 şubeyle faaliyet gösteriyoruz. Şubelerimizin 8 tanesi İstanbul Avrupa yakasında, 2 tanesi de “beach ofis” olarak faaliyet gösteriyor. Katar’ın başkenti Doha’da da 4 şubemiz var. Önümüzdeki dönemde hem yurt içinde hem de yurt dışında şube açılışlarımıza devam etmeyi planlıyoruz.

KİLYOS VE AKYAKA’DA PLAJ OFİS

Kilyos ve Akyaka’da ‘plaj ofis’ kurduğunuz doğru mu? Öğle molasında yüzüp sonra ofise mi geçiyor insanlar, nasıl oluyor bu?
-Biz “Workinton Her Yerde” anlayışıyla hareket ediyoruz. Çalışanların talep ve beklentileri doğrultusunda, çalışmanın ve kapalı yerlerde durmanın zorlaştığı yaz aylarında çalışma ortamlarını sahile taşıdık. Kilyos ve Akyaka’da açtığımız plaj ofis konseptiyle, yaz sıcağında kapalı alanda çalışmak istemeyenler için iyi bir alternatif oluşturmuş olduk. Yani çalışanlarımız hem tatilini hem de işini bir arada yapabildi bu dönemde.
Bu mantıkla Palandöken’de de şubeniz olabilir mi yani?
-Neden olmasın? Çok iyi fikir. Eğer başarabilirsek, sizin fikriniz olduğunu tüm misafirlerimizle paylaşacağız.

GELECEĞİN ÇALIŞMA SİSTEMİ, HİBRİT OFİS

Peki ya herkesin dilindeki ‘hibrit çalışma modeli’ konusunda siz ne diyeceksiniz?
-Çalışma hayatı, büyük bir dönüşümün eşiğinde. Şirket merkezleri giderek küçülürken, çok lokasyonlu ofisler ve evden çalışma düzeni hızla yaygınlaşıyor. Sadece mekanlar değil, çalışma kültürü de önemli bir dönüşümün eşiğinde. Bu dönüşüm, geleceğin çalışma biçimi “hibrit ofis” kavramını doğuruyor. Biz de hibrit ofis çözümümüzle, 360 derece bir yaklaşım benimsiyoruz. Mesela “Hibrit Ofis Dönüşüm Planlama” analiz aracını geliştirdik. Bu analiz aracı sayesinde, firmaların ihtiyaçlarına göre onlara detaylı bir rapor sunabiliyoruz. Hibrit Ofis çözümümüz, içerisinde firmaların genel merkezleri için öneriler, çalışanlarının evlerinde ihtiyaç duydukları ekipmanlar, ulaşım organizasyonları, ortak çalışma alanı kullanımı gibi birçok detayı kapsıyor.

OFİSTEKİ KEDİ HARİKA İLK AÇILDIĞIMIZDA MİSAFİRLİĞE GELDİ, O GÜNDEN BERİ HİÇ GİTMEDİ!

Dünya tatlısı bir de kediniz var. O ne iş?
-Kozyatağı şubemizi açtığımız ilk gün, bize misafirliğe geldi ve o günden beri hiç gitmedi! Bizi tercih eden müşterilerimiz de benzer bir deneyim yaşıyor. Sıcak, konforlu ve kaliteli bu çalışma ortamını kimse bırakıp gitmek istemiyor sanırım!

https://www.armanayse.com/workintonun-temelleri-bogazici-universitesinde-atildi/

0 Paylaşım
Şunlar da Hoşunuza Gidebilir